Ali Rıza Sergen Yalçın (d. 5 Kasım 1972; Kilyos, Sarıyer, İstanbul), Türk teknik direktör, eski millî futbolcu ve futbol yorumcusu
Ali Rıza Sergen Yalçın (d. 5 Kasım 1972; Kilyos, Sarıyer, İstanbul), Türk teknik direktör, eski millî futbolcu ve futbol yorumcusu.
Ali Rıza Sergen Yalçın, 5 Kasım 1972’de İstanbul’un Kilyos beldesinde Günsel-Özer Yalçın çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Arkasından iki kardeşi daha, önce Gürsoy sonra Volkan doğdu. Futbolla tanışması Kilyos’un kumsallarında okula gitmeden önce oldu. Sergen gibi baba Özer Yalçın da futbolcuydu ve oğlunun çoçuk yaşta futbola merakı ve özel yeteneğini kısa sürede fark etti. Beşiktaş'a seçmelere götüren Özer Yalçın, Serpil Hamdi Tüzün'ün avuçlarına emanet eder küçük Sergen'i. Ne var ki o dönemde Otelde çalışan Özer Yalçın fedakarlıklarla Sergen'i idmanlara götürüp getirir. Daha sonra ortaokula başlayan minik Sergen kendi başına gidip gelmeye başlar
10 yaşında girdiği Beşiktaş altyapısından A takıma kadar yükselmiş olup 15 yıl kulüp için ter dökmüştür. Sergen’i 15 saniye izleyip Beşiktaş'a kazandıran Serpil Hamdi Tüzün'ün direktifi doğrultusunda her gün deftere 10 tane gol pozisyonu çizdiğini ve onları uyguladığını söylemiştir. 1991-1992 sezonunda "Namağlup Şampiyon" kadronun içinde yer aldı. 1993 Akdeniz Oyunları'nda Sergen'li Türkiye, yarı finalde Zidane'lı Fransa U21 takımını yenerek, Cezayir'e karşı finalde altın madalyanın sahibi olmuştur. 1997 yılında rekor transfer ücreti ile İstanbulspor'a transfer oldu.[8] Türkiye'de dört büyüklerin formalarını giymiş iki futbolcudan ilkidir. 2000 yılında The Guardian gazetesi onun hakkında “Paha biçilmez bir sol ayağı var, 60 metre uzaktan topu kül tablasına bile kondurabilir.” ifadelerini kullandı. Ayrıca dönemin Newcastle United teknik direktörü Bobby Robson'un da bir Sergen Yalçın hayranı olduğunu belirtti. Caz müzisyeni Önder Focan’ın ‘Boğazda’ adlı albümünde ‘Negres’ (tersten Sergen) isimli eserini üretirken ilham aldığı kişi olmuştur.
2002 yılında tekrar Beşiktaş'a dönmüştür. Beşiktaş'ın 100. yılında şampiyon olan kadronun en çok gol atan futbolcusu olmuştur. Sezonun 33. haftasındaki Beşiktaş ve Galatasaray arasında oynanan maçta 100. yıl şampiyonluğunu getiren golü atarak, Ercan Taner'in klasikleşmiş “Sergen attı, şampiyonluk geldi” sözünü hayata geçirmiştir. Beşiktaş’ta Yönetim Kurulu Başkanlığı, Divan Kurulu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunmuş yöneticilerin, medya temsilcilerinin ve taraftarların verdiği oylar sonucu 2003'te 100 yılın en iyi futbolcularından seçilerek gümüş 11'e girmiştir. 2003'te Türkiye'de Yılın Futbolcusu seçilmiştir. 1 Ekim 2003'teki Chelsea-Beşiktaş Şampiyonlar Ligi grup maçında Sergen Yalçın'ın deplasmanda attığı 2 gol ile Beşiktaş, Avrupa kupalarında tarihinde ilk kez İngiliz takımını yendiği, ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde deplasman galibiyetine imza attığı, Chelsea'yi yenen tek Türk takımı olan ve Chelsea'nin Avrupa kupalarında 41. maçında 2. mağlubiyetini yaşatan takım oluyordu. 2003-2004 sezonunda Beşiktaş formasıyla Çaykur Rizespor karşısında orta sahanın gerisinden kazandığı topla ceza yayına kadar yaklaşıp, İlhan Mansız’la yaptığı verkaçı golle tamamladığı pozisyon “Yılın Golü” ödülünü kazandı. 2002 yılında geldiği Beşiktaş'tan 2006 yılında ayrılmıştır. Lig'de 100 golü geçen ender orta saha oyuncularından biri olmuştur. İngiliz basınından These Football Times dergisinde Eylül 2017'de "Sergen Yalçın: Dünyanın en iyi futbolcusu olabilirdi." adlı makale yayımlandı. Beşiktaş'ın teknik direktörlüğünü yapmaktadır. 29 Kasım 2020'de Beşiktaş'ın Fenerbahçe deplasmanında 3-4'lük skor ile galip gelerek 15 yıl sonra kazanamama serisini bitiren teknik direktör olmuştur. 2020-21 Süper Lig sezonunda Beşiktaş'ı şampiyon yaparak; Türkiye’de altyapısından yetiştiği takımı şampiyon yapan ilk ve tek teknik direktör olurken; aynı zamanda Beşiktaş'ta ise futbolcu ve teknik direktör olarak Süper Lig'de şampiyon olan ilk isim olmuştur.
Sergen Yalçın, futbola Beşiktaş'ın altyapısında başladı. Burada Serpil Hamdi Tüzün'ün Türk futboluna kazandırdığı isimlerden biri oldu. 1989'da Türkiye Genç Takımlar Şampiyonluğu'nu kazanan kadroda yer aldı. Gordon Milne döneminde Beşiktaş A Takımı’na yükseldi. 1991'in başında A takım ile idmanlara çıkmaya başladı. Sarıyer ile oynanan bir hazırlık maçında bir golü ve bir asisti ile adını duyurdu. 1990-91 sezonunun ikinci yarısında zaman zaman 16 kişilik kadroya girse de maçlara çıkmadı. Aynı sezon Beşiktaş PAF takımı İstanbul şampiyonluğunu da kazanırken, Sergen de golleriyle takıma destek oldu.
Sergen, ilk resmi maçını 1 Eylül 1991'de Gençlerbirliği'ne karşı oynadı. Sezonun ortasında bir ara tekrar Beşiktaş PAF takımında forma giyse de sezonun ikinci yarısından sonra uzun süre Beşiktaş formasını çıkarmadı. 1991-1997 yılları arasında başarılı performansıyla dikkat çekti ve 2 lig şampiyonluğu, 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası ve 1 Türkiye Kupası gördü. Ancak başarılarının yanında kumar, at yarışı gibi tutkuları yüzünden de eleştirildi.
1996-1997 sezonu sonunda sözleşmesi biten Sergen, Beşiktaş Yöneticisi Uğur Ekşioğlu ile tartışınca Beşiktaş tarafından kadro dışı bırakılıp transfer listesine konuldu. Cem Uzan'ın başkanlığını yaptığı İstanbulspor'dan teklif aldı ve 1997 yılında Aykut Kocaman, Oğuz Çetin transferi ile dikkat çeken İstanbulspor'a transfer oldu.
İstanbulspor'da golleriyle takımın Intertoto Kupası'nda gruptan birinci olarak çıkmasına yardım etti. Sezon sonu lig dördüncüsü olup UEFA Kupası'na katılmaya hak kazandılar. Ancak sonraki sezon UEFA Kupası'ndan da ilk turda elenince Cem Uzan başkanlığı bıraktı ve bütün futbolcular transfer listesine kondu. 1998 yılının kasım ayında da yönetimle problemleri olan ve maaşı ödenmeyen Sergen, sözleşmesini tek taraflı feshetti. Uzun süre futbol oynayamadı, Avrupa'dan kulüplerle görüşse de anlaşma sağlayamadı.
1999'un başında Fadıl Akgündüz'ün takımı JetPA'ya transfer oldu ancak hiç forma giymedi ve hiç maça çıkmadı.
Fadıl Akgündüz ve Tanju Çolak tarafından Fenerbahçe'ye bedelsiz ve kiralık olarak önerildi.Teknik direktör Joachim Löw'ün onayı ile Fenerbahçe forması giydi. Fenerbahçe'deki performansıyla tekrar millî takıma seçildi. Sezon sonunda Fenerbahçe 3. olsa da iyi oynayan Sergen'in takımda kalmasına karar verildi ve bir sezon daha kiralandı. Ancak teknik direktör Rıdvan Dilmen'in UEFA Kupası'ndan elenince istifa etmesiyle göreve gelen Zdenek Zeman ile Sergen anlaşamadı. İlk yarının sonlarında formasını kaybeden Sergen'in sözleşmesi aralık ayında feshedildi.
Türkiye'de tekrar bir takımda forma giyebilmesi için federasyon kurallarına göre "hülle" yöntemiyle Avrupa'da bir takıma satılması ve oradan Türkiye'ye dönmesi gerekiyordu. Bu yüzden Sergen kâğıt üzerinde Makedon takımı FK Sloga Jugomagnat'a satıldı.
FK Sloga Jugomagnat'a transferinden sonra oradan 2000 yılının başında Galatasaray'a kiralandı. Sergen böylece Refik Osman Top, Ali Soydan ve Saffet Sancaklı'dan sonra Üç Büyükler'de forma giyen 4. futbolcu oldu. Orta sahada gösterdiği başarılı performansıyla takımının lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupası'nı kazanmasında büyük emeği geçti. Galatasaray, sezon sonunda UEFA Kupası'nı kazanıp Türkiye'de ilk kez bir Avrupa Kupası kazanan takım olsa da Sergen, sezon başında Fenerbahçe forması ile kupada maç yaptığı için bu efsane kadroda yer alamadı. Sezon bitince takımdan ayrıldı.
2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan sonra yine Avrupa'da bir takım bulmaya çalışan Sergen, başarılı olamadı. 2000-2001 sezonun başında ise Trabzonspor'a kiralandı ve 4 büyüklerin tümünde forma giyen ilk futbolcu unvanını aldı. Trabzonspor'la ilk günlerinde sakatlıklarla boğuştu. Sezon sonunda Trabzonspor 5. olurken, Sergen Yalçın da Trabzonspor ile yollarını ayırdı.
2001-2002 sezonu için tekrar başkan Mehmet Cansun tarafından Galatasaray'a 1 yıllığına kiralandı. Mircea Lucescu'nun yönetiminde kilo fazlasını atan Sergen, performansıyla yine dikkat çekmeye başladı. Sezon sonunda Sergen, Galatasaray'la bir kez daha şampiyonluğu yaşarken Şampiyonlar Ligi'nde de 9 maçta oynayıp attığı 2 golle takımının gruplardan çıkmasına yardım etti. 2002 şubatında çapraz bağları yırtılan Sergen, büyük bir sakatlık yaşadı. Siirt Jetpa'nın Avrupa'dan teklifler aldığı ve Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ne devam ettiği dönemde sezonu erken kapattı. Ayrıca Türkiye millî takımının 3. olacağı 2002 FIFA Dünya Kupası kadrosunda yer alamadı.